Adak (İsl.)

 
 Zitierfähiger Link: Adak (İsl.)  

Adak, kişinin, dinen yükümlü olmadığı halde, bazı kötü durumlardan korunmak veya bir istek ve dileğin gerçekleşmesi beklentisiyle bir ibadeti yapacağına dair Allah’a söz vererek kendisini yükümlü kılması ve yükümlü kıldığı şeydir. Halk arasında, başta kurban kesmek olmak üzere, türbelerde mum yakmak, ziyafet vermek, oruç tutmak vb. uygulamalara rastlanır. Adakta bulunduktan sonra adağın şartlarına uygun olarak yerine getirilmesi vaciptir. Kur’an’da Allah’a verilen sözlerin tutulması (Nahl, 16/91), adakların yerine getirilmesi (Hacc, 22/29) emredilmiş ve sözlerini tutanlar övülmüştür (İnsân, 76/7). Kur’an’da ‘İmrân’ın hanımının, karnında olanı (Meryem) sadece Allah’a hizmet etmek üzere O’na adaması (Âl-u ‘İmrân, 3/35-36) ve Tanrı’nın, Meryem’e, Rahmân için oruç adamayı salık vermesi (Meryem, 19/26) gibi bazı adak tecrübeleri zikredilmektedir. Hadislerde ise Allah’a itaat kabilinden olan adakların mutlaka yerine getirilmesi emredilip (Buhârî), yaptığı adakları yerine getirmeyenler yerilirken (Buhârî); isyan içeren hususlarda adak yapılmaması (Buhârî), yapılmışsa buna uyulmaması istenir (Muslim). Adağın geçerli olabilmesi için, adanan şeyin mümkün, dinen meşru olması; Allah rızasını gözeten cinsten ve farz veya vacip türünden bir ibadet olması gerekir. Adak kurbanı, kurban bayramında veya nafile olarak kesilen diğer kurbanlardan farklı hükümlere tabidir. Buna göre, adak adayanın kendisi, eşi, çocukları, torunları, anne ve babası, dede ve nineleri adak kurbanının etinden yiyemez. Adak kurbanının eti fakirlere dağıtılır. Halk arasında görülen mum yakma, bez bağlama gibi adetlerin İslam’da yeri olmadığını da belirtmek gerekir.

MUAMMER ESEN

İlişkili girdiler