Aforoz (Hrst.)

 
 Zitierfähiger Link: Aforoz (Hrst.)  

(Alm. Exkommunikation)

Kilise’nin ağır bir hata işlemiş bir üyesiyle arasındaki birliği ortadan kaldırmasına aforoz denir. Kilise kendisini cemaat (Latince: communio) olarak tanımlar; bu cemaat, hem Tanrı’nın vaftiz edilmiş insanlarla birliğini, hem de Tanrı tarafından kilise çatısı altında bir araya getirilen insanların birliğini niteler. Erken Hıristiyanlık döneminde, kilise birliğinin sınırlarını belirleme ve suçlu duruma düşen üyelere karşı önlemler alma gereği hissedilmiştir. Yeni Ahit’te de, cemaatin günahkar üyesi yola gelmeyecek olursa, sonu cemaatten çıkarılma ile noktalanan bir disiplin uygulaması öngörülür (Matta 18:15-18). Kilise, aforozun ilk hukuki şeklini tövbe ettirme uygulaması çerçevesinde kazandırmıştı. İnanca ve örfe karşı işlenen ağır hatalar kilise cemaatinden geçici, fakat duruma göre yıllarca sürebilen bir dışlama uygulaması ile cezalandırılabiliyordu. Kişi bu sürenin sonunda tekrar cemaate kabul ediliyordu. Bu şekilde kiliseye tekrar kabul edilme, ilk yüzyıllarda, sadece bir kere mümkündü. Fakat yavaş yavaş, aforoz cezasında günahkarın iyiye dönüşü unsuru daha baskın çıkmaya başladı. Bu gelişme aforoz cezasının birden çok defalar verilip kaldırılabilir olmasına giden yolu açtı.

Aforoz, Orta Çağ’da kilisenin tövbe uygulaması olmaktan bir ölçüde çıkmış ve kilise ceza hukukunun bir kurumu haline gelmiştir. Yazılı kanunlara dayanan resmi hukuk Yüksek Orta Çağ’dan bu yana (12.-14. yüzyıl), aforozun hukuki kurum olarak daha da geliştirilmesine ve belirli kilise organlarının aforozu kaldırma yetkilerinin özel biçimde düzenlenmesine katkıda bulunmuştur. Reformasyon’a bağlı kilise cemaatleri hukuki bir kurum olarak aforozu devam ettirdiler; fakat aforoz yerine kilise sürgünü demeyi tercih etmektedirler.

Aforoz ruhani cezaların en ağır sonuçlara yol açanı olmasına rağmen kesinlikle kilise cemaatinden nihai olarak ve tamamen dışlanma anlamına gelmez. Vaftiz sakramentiyle İsa ve Kilise ile kişi arasında oluşan bağ aforozla koparılamaz. Kilise’den aforoz edilen bir kişi bunun hukuki sonucu olarak kutsal sakramentleri kabul etmekten men edilir, Kilise’yle ilgili makam ve hizmetleri üstlenmesi yasaklanır. Aforoz edilen, eğer ölmeden önce pişman olduğuna dair herhangi bir işaret vermemişse, dinî cenaze töreniyle defnedilme şerefine nail olmaz. Aforoz Kilise için, eskiden de olduğu gibi, günümüzde hangi öğretilerin ve hangi davranışların Hıristiyanlık inanışıyla uzlaşmaz nitelikte olduğunu alenen göstermek bakımından, vazgeçilmez bir araçtır. Aforozu geçersiz kılma imkanı vardır; hatta aforoz etmenin teolojik sebepleri de yine tarihsel-eleştirel bakımdan her zaman için yeniden gözden geçirilip değerlendirilebilir.

STEPHAN HAERING

İlişkili girdiler