Ahlak (Hrst.)

 
 Zitierfähiger Link: Ahlak (Hrst.)  

(Alm. Moral)

Ahlak, etikten farklı olarak, daima ahlaklı yaşamın somut biçimidir.

Kavram, bir bireyin ya da toplumsal bir grubun iyi olarak benimseyip kabullendiği, kendi eylem ve davranışlarını buna göre bağlayıcı olarak belirlediği görüş, kanaat ve kuralların toplamını kapsar. İyinin ahlaksal anlamı bu bağlamda, belirli bir eylemin beşeri yaşamın ve birarada yaşamanın gerçekleşebilmesine katkı sağlamaya uygun olduğu biçiminde anlaşılmalıdır. Eylemlerin yönetiminin bu ayrıntılı temel kalıbı ilgili olduğu kültür ve toplum düzeniyle bir birlik oluşturur. Bu, tek tek bireylere toplumsallaşma sürecinde aktarılır. Bundan dolayı ahlak sadece eylemlerimizi neye göre biçimlendireceğimize yön vermeden değil, aynı zamanda kolektif ve bireysel kimliğin aktarımından da sorumludur.

Her kültür ve toplum düzeninde olduğu üzere Hıristiyanlık’ta da bu türden, iyi ve doğru olarak kabul gören ve kuşaktan kuşağa aktarılan kanaat ve kurallar birikimi mevcuttur. Hıristiyan ahlakın temelleri Eski ve Yeni Ahit’teki metinlere dayanır. Bu metinlerde çok sayıda buyruk ve kural (Mısır’dan Çıkış 20:1-17; Bilgelik Kitabı 14:25 vd.; Pavlus’tan Galatyalılar’a Mektup 5:19-23) bulunur. Bunlar varlıklarını gerçi o dönemin yaşam-dünyası (Almanca: Lebenswelt) bağlamına borçludurlar; bu nedenle de yararlanılacağı çağın ve kültürün diline çevrilmeleri gerekir. Ancak tüm bu buyruk ve kuralların bünyesinde değişmez halde bulunan ve bunlara hıristiyan damgasını vuran şey, bunların teolojik temellendirilişidir: İnanan hıristiyanlara göre her tür eylem, Tanrı’nın insana yönelik kurtarıcı eylemine (Almanca: Heilshandeln) bir tür yanıt eylemidir. Nasıl ki Yehova, halkını Mısır’ın boyunduruğundan dolayısıyla da toplumsal bunalım ve baskıdan (Mısır’dan Çıkış 1:13 vd.) ve oğlu İsa Mesih aracılığıyla insanlığı günah ve suçtan (Pavlus’tan Romalılar’a Mektup 3:24) kurtardıysa, inançlı hıristiyan da çevresindeki insanları öyle karşılamalıdır: Dayanışma ve yardımseverlikle, merhametle ve adilce. Tanrı ve yakındakini sevme Hıristiyanlık’ta bu şekilde birbiriyle ayrılmazcasına iç içe örülüdür. Yakındakini sevme aynı zamanda Tanrı sevgisi olarak da kendini gösterir (Matta 25:40). Bu tür bir sevgiye klasik örnek Merhametli Samiriyeli’nin (Luka 10:25-37) sevgisidir. Bütün değer ve kuralların tarihsel ve sosyo-kültürel koşullu farklılığına rağmen, Tanrı ve yakındakini sevmeye yönelik çifte buyruk hıristiyan ahlakın temelini ve birleştirici ortasını meydana getirir.

HANS-GÜNTER GRUBER

İlişkili girdiler

This post is also available in German, German and English.