Akaid (İsl.)

 
 Zitierfähiger Link: Akaid (İsl.)  

Akaid, inanılması zorunlu olan ilke anlamındaki akîde sözcüğünün çoğuludur. Terimsel olarak akaid, dinin inanılması gereken temel inanç esaslarıdır. Ayrıca akaid, inanç ilkelerini kısa ve özlü şekilde konu edinen ilmin adıdır. İslamiyet açısından vahye dayalı dinlerde, ilk peygamber Hz. Âdem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar temel inanç ilkelerinde bir değişiklik olmadığı kabul edilir. Bu çerçevede bütün peygamberlerin tebliğ ettiği akaidin esasını tevhîd, Allah’ı birleme inancı oluşturur (Enbiyâ’, 21/25). Kur’an açısından, vahye dayalı bütün dinlerde Tanrı, peygamber ve ahiret inancı vardır (Nahl, 16/36; Fâtır, 35/24; Bakara, 2/62). Kur’an’da Allah’a, peygamberlerine, meleklerine, kitaplarına ve ahirete iman açıkça zikredilir (Bakara, 2/285). Klasik dönem din bilginlerinin çoğunluğu tarafından İslamiyet’in inanç ilkelerinden biri kabul edilen kadere iman ise bazı hadislere dayanmaktadır. Hz. Muhammed’in vefatından sonra ortaya çıkan siyasal olaylar, inanç konusunda farklı yaklaşımları da beraberinde getirmiştir. Özellikle İslam’ın çeşitli din, kültür ve felsefi akımlarla karşılaşması bunda etkili olmuştur. Bu nedenle, müslümanlar arasında inanç birliğini sağlamak için başlangıçtan itibaren bazı İslam bilginleri, temel inanç ilkelerini, aslına uygun olarak tespite yöneldiler. İslamiyet’in temel inanç esaslarını tespite yönelik bu faaliyetler, akaid ilmini doğurdu. Bu alanda yazılan eserlerin başlıcaları Ebû Hanîfe (ö.150/767), Tahâvî (ö.321/933), Ebû’l-Leys es-Semerkandî (ö.383/983), Cuveynî (ö.478/1085), Nesefî (ö.537/1142) ve Adududdîn Îcî’ye (ö.756/1355) aittir. Bu tür eserler, âmentüde ifadesini bulan dinin temel iman esaslarını, muhtasar olarak vermeyi amaçlar. Bu yönüyle akaid, iman esaslarına yönelik itirazları tartışmaya açarak onlara akli ve nakli delillerle cevap arayan kelam ilminden ayrılmaktadır.

 

MUAMMER ESEN

İlişkili girdiler