Cinsellik (Hrst.)

 
 Zitierfähiger Link: Cinsellik (Hrst.)  

(Alm. Sexualität)

İnsan olmanın bir parçası cinsiyet, erkek ya da kadın  olarak varoluştur. Cinsellikse bu cinsiyetin herhangi birşeyi, arzusunun somut nesnesi yapmasının bir ifadesidir. Kutsal Kitap’ın anlayışına göre cinsellik, içinde çekici olduğu kadar ürkütücü de olan bir gücün yer aldığı ve insan tarafından biçimlendirilmeyi gerektiren bir tanrı vergisidir. Bu güç dizginlerinden kurtulduğunda yıkıma götürür (2. Samuel 11). Kişiselleştirilip ıslah edildiğindeyse, canlılık ve zevkin kaynağıdır (Ezgiler Ezgisi). Kutsal Kitap’ın insan cinselliğine ilişkin bakış açısını dört antropolojik ifade vurgular: Erkek ve kadın Tanrı’nın bir suretidir ve ikisi de aynı kişisel onura sahiptir (Yaratılış 1:27); iki cinsiyet tanrısal yaratılış düzeni itibariyle olumlu ve iyidir (Yaratılış 1:27; 2:18); üremeye hizmet eder ve Tanrı tarafından kutsanır (Yaratılış 1:28); cinsiyetin büsbütün gerçekleşimi erkekle kadının sadece bir bedende birleşmesiyle olur (Yaratılış 2:24). Hıristiyanlık tarihinde uzunca bir süre cinsellikten korkulmuştur. Kilise Babaları Hıristiyanlık dışı dualist öğretilerin etkisiyle özellikle cinsel hazza güvensizlikle yaklaşmışlardır. Duyusal zevklerin, ruhu bedenin tutsağı haline getireceğinden ve böylece ruhun Tanrı’ya yönelememesinden korkuyorlardı. Cinselliğe bu kötümser bakışa dair teolojik yorumu yapan Augustinus’tur (354-430). Ona göre her tür cinsel etkinlik ilkesel olarak bir kötülüğü betimler. Bu kötülük ancak evlilik kurumu dahilinde icra edilmiş ve üremeyi amaçlıyorsa af edilebilir ancak. Cinselliğin olumlu ve Kutsal Kitap bakımından yakışık alır bir bakış açısı, ancak 20. yüzyılla birlikte, hıristiyan evlilik öğretisinin geliştirilmesi çerçevesinde ilk kez eşlerin karşılıklı sevgilerinin de evliliğin özerk bir anlamı olarak tanınması ve cinsel birlikteliğin bu sevginin bir ifade tarzı olarak takdir edilmesiyle kendini dayatabildi. Böylece, ilerleyişi boyunca, insani cinsel davranışın, kişi için önemli bir değerliliğin görüldüğü, bir gelişme başlatılmış oluyordu. Gerçi hıristiyan teologlar öteden beri, cinsel ilişkinin biricik meşru alanının, cinsiyete dair değerleri en iyi biçimde ifade edebilmesi nedeniyle, evlilik olduğu konusunda hemfikirdirler. Bununla birlikte, insani cinselliğin vaktiyle sadece üremeye dayalı yorumunun terk edilmesiyle beraber, cinsel birlikteliğin önce sinde farklı yoğunluk ve ifade tarzlarına sahip geniş yelpazeli cinsel ilişkilerin bulunduğunun altı çizilerek vurgulanmaktadır.

HANS-GÜNTER GRUBER

İlişkili girdiler

This post is also available in German and English.