Eşcinsellik (İsl.)

 
 Zitierfähiger Link: Eşcinsellik (İsl.)  

Eşcinsellik (homoseksüellik), bir kişinin kendi cinsinden olan kimselere  cinsel  bakımdan  ilgi  duymasıdır.  Cinsel  ilgi,  duygusal  ya  da bedensel olabilir. Modern dönem öncesi toplumlarda eşcinsellik, genellikle cinsel bir sapma olarak kabul edilmiştir. Bu genel eğilimin, söz konusu toplumlarda dinin merkezi rolüne bağlı olarak açığa çıktığı söylenebilir. Modern toplumlarda ise dinin bireysel ve toplumsal yaşamı düzenleyici rolündeki değişim, eşcinselliğe ilişkin olumsuz tutumda da belli bir değişikliği beraberinde getirmiştir. Eşcinsellik, modern dönemde, kimilerince tedavi edilmesi gereken biyolojik ya da psikolojik bir hastalık, kimilerine göre ise karşıt cinsler arasındaki kadar normal bir cinsel tercih olarak nitelenmiştir. Eşcinselliği yaşamayı, tıbbi ve psikolojik değerlendirmeleri dikkate almaksızın bireyin hakkı olarak görenler de vardır. Hatta bu eğilim günümüzde gittikçe güçlenmekte, bazı hukuk düzenleri tarafından da yasal bir statüye kavuşturulmaktadır. İslam’a göre cinsellik, yaradılış ile ilgilidir. Kur’an, insanların tek bir nefisten çift (biri diğerinin eşi) olarak yaratıldığını; o ikisinden de erkekler ve kadınlar olarak çoğaltıldıklarını ifade etmektedir (Nisâ’, 4/1). Cinselliğin yaratılışa uygun olanı, kadının erkeğe ve erkeğin de kadına arzu duyması temelinde açığa çıkar. Çünkü insanların kadın ve erkek olarak iki ayrı cins halinde yaratılmasının amacı, cinsellik ve ona bağlı olarak gerçekleşen üremedir. İslâm’ın cinsellik ahlakı da, yaradılışa uygun olarak kurgulanmıştır. Cinsellikte doğal olan aynı zamanda ahlaki olanın meşruiyet temelini oluşturmaktadır. Şu kadar ki, doğal cinsellik de meşruiyet bakımından evlilikle sınırlanmıştır. Eşcinsellik, yaratılışa uygun olmayan bir cinsellik türü olarak İslam’da reddedilmiş, fıtri ve ahlaki olan cinsellikten sapma olarak nitelenmiştir. Nitekim Kur’an eşcinselliği bir tercih haline getiren Lût kavmini, nasıl olup da Allah’ın kendileri için yarattığı eşleri bırakabildikleri hususunda sorgularken, fıtrat ve ahlâk arasında bir irtibat kurmaktadır (Şu‘arâ’, 26/165-166). Eşcinsellik, Kur’an’da Lût kavminin uğradığı azabın gerekçelerinden biri olarak belirtilir (Hûd, 11/74-83; Şu‘arâ’, 26/168-175). İslam’a göre cinsellik bir tercih değil, olgu olduğu için, kimi bireylerde açığa çıkabilen eşcinsellik eğilimlerinin, biyolojik, fiziksel ya da psikolojik bir anomaliden kaynaklandığı varsayılır. Bilinçli bir tercihe bağlı eşcinsel ilişkiler ise fıtri ve ahlaki bir sapma olarak görülür ve günahtır. Eşcinsel ilişkilerin günah olması, müslüman  topluma  eşcinselleri  dışlama  ve  ayrımcılığa  tabi  tutma hakkı vermez.

 

TALİP TÜRCAN

İlişkili girdiler

This post is also available in English.