Halku’l-Kur’an (İsl.)

 
 Zitierfähiger Link: Halku’l-Kur’an (İsl.)  

Kur’an’ın yaratılmış olup olmadığı meselesini tartışma konusu yapan kelami bir terimdir. Tanrı Kelamı kabul edilen Kur’an’ın ezeli mi, yaratılmış mı olduğu tartışması, esasen Allah’ın kelâm sıfatı bağlamında, İslam’ın erken dönemlerinde başlamıştır. Bunda, dönemin bazı felsefi akımları ile Yahudilik ve Hıristiyanlık’la karşılaşma da etki olmuştur. Halku’l-Kur’an meselesini İslam’da ilk defa kelami bir tartışma zeminine çeken kişi Ca‘d b. Dirhem (ö.118/736)’dir. Daha sonra Cehm b. Safvân (ö.128/745) ise konuyu sistemleştirip yaymaya çalışmıştır. Tanrının, Zatı’ndan başka sıfatlarının varlığı düşüncesini tevhid inancına aykırı bulan Mu‘tezilî kelam bilginleri (hicrî 2-3. yüzyıl), Kur’an’ın yaratılmış (mahlûk) olduğu görüşünü benimsediler. Abbâsî halifesi Me’mûn (ö.212/827), Kur’an’ın yaratılmış olduğu düşüncesini resmi doktrin haline getirmeye çalışmıştır. Böylece Kur’an’ın yaratılmışlığı düşüncesine karşı direnen Ahmed b. Hanbel (ö.241/855) gibi bilginler işkenceye maruz bırakıldılar (mihne). Kur’an’ın yaratılmışlığı görüşünü Hâricîler (hicrî 1. yüzyıl), Mürcie (hicrî 1-2. yüzyıl) ve Şî‘a’nın (hicrî 2-4. yüzyıl) bir kısmı da benimsemiştir. Dolayısıyla Kur’an’ın yaratılmışlığı düşüncesi,  varlığını, özellikle Zeydîlik olmak üzere değişik ekollerde bugün bile farklı adlar altında sürdürmektedir. Muʻtezilî bilginlerin Kur’an’ın yaratılmış olduğu tezine karşı hicrî 2-3. yüzyılda Selef bilginleri [Mâlik b. Enes’in (ö.179/795) çizgisi] sadece Kur’an lafızlarının değil, bunların telaffuzlarının dahi ezeli olduğunu savunmuşlardır. Bu iki uç arasında yer alan hicrî 2-4. yüzyıl Sünnî kelam öncüleri [Ebû Hanîfe (ö.150/767), İbn Kullâb (ö.240/854), el-Muhâsibî (ö.243/857), Tahâvî (ö.321/933), Eş‘arî (ö.324/936), Mâturîdî (ö.333/944)] ise orta çözüm olarak, Kur’an’ın mana itibariyle ezeli, ancak lafız ve telaffuz itibariyle yaratılmış olduğu görüşünü benimsemişlerdir. Esasen bu görüşe yakın duran bir düşünceyi Ebû Hanîfe daha önce kısaca şöyle dile getirmiştir: “Kur’an Tanrı kelamıdır. Mushaflarda yazılı, kalplerde mahfuz, dillerde okunandır… Bizim onu okumamız  (kırâ’ât), yazmamız (kitâbet) yaratılmıştır. Ancak Tanrı sözü Kur’an yaratılmamıştır.” Dolayısıyla bu anlayışta ezeli olan manadır. Söz konusu manayı ifade eden harfler ve sesler ise yaratılmıştır. Günümüzde Kur’an’ın tarihselliği tartışmalarının tarihte halku’l-Kur’an tartışmalarıyla ilgisinin olduğu söylenebilir.

MUAMMER ESEN

İlişkili girdiler

This post is also available in German and German.