İnsan Hakları (İsl.)

 
 Zitierfähiger Link: İnsan Hakları (İsl.)  

İnsan hakkı, insanın insan olmak bakımından sahip olduğu, doğuştan gelen evrensel yetki ve istemleri; korunması gereken menfaatleridir. İslam’da hak ve sorumluluk kavramları birbirleriyle yakın ilişkileri dolayısıyla genelde bir arada kullanılmıştır. Kişinin sahip olduğu haklar, diğerlerini o hakları korumada sorumlu kılmaktadır. Dolayısıyla, bu konudaki sorumlulukları hatırlatılan insanlar başkalarının haklarının farkında olacakları gibi aynı haklara kendilerinin de sahip olduklarının bilincinde olacaklardır. Günümüzde insan hakları kavramıyla ifade edilen temel hak ve özgürlükler müslüman kültüründe, korunması zorunlu beş temel değer (zarûrât-ı hamse) terimiyle karşılanmıştır. Özü itibariyle Kur’an’da varolan bu ilkeleri ilk defa sistematize eden Gazzâlî (ö.505/1111) olmuştur. İslamiyet’te korunması zorunlu beş değer; can, mal, ırz (namus, onur ve haysiyet), akıl ve dindir. Günümüzde de bu değerler  İslam’da insan haklarını konu edinen çeşitli beyannamelerde zikredilmektedir. Kur’an, can güvenliğini ve hayat hakkının dokunulmazlığını vurgulamış, haksız yere cana kıymayı haram kılmıştır (Bakara, 2/178; Nisâ’, 4/29; Mâ’ide, 5/32; En‘âm, 6/151; İsrâ’, 17/33). Hz. Muhammed de kan davalarını ve işkenceyi yasaklamıştır (Muslim). Mülkiyet hakkı kutsal sayılmış, hırsızlık ağır biçimde cezalandırılarak (Mâ’ide, 5/38) insanların, birbirlerinin mallarını haksız yere yemeleri yasaklanmıştır (Bakara, 2/188; Nisâ’, 4/29). Kur’an’da yer alan ağır bedensel cezalar günümüz insan hakları çerçevesinde yeniden yorumlanmaktadır. Adaletin sağlanması için suçun cezasız kalmaması ilkesi öncelenmekte; ancak suça verilecek cezanın yeniden yorumlanarak belirlenmesi gerektiği düşüncesi benimsenmektedir. İslam’da, insanın manevi kişiliği, namus, haysiyet, şeref ve saygınlığı, ırz terimiyle ifade edilmiştir. Bu saygınlığın korunabilmesi için Kur’an zinayı yasaklamış (İsrâ’, 17/32), namuslu kadınlara zina iftirasında bulunup onurlarını rencide edenlerin cezalandırılmasını öngörmüş, şahitliklerinin ebediyyen kabul edilmeyeceğini bildirmiştir (Nûr, 24/4). Hz. Muhammed de Veda Hutbesi’nde, Müslümanların can, mal ve ırzlarının dokunulmaz olduğunu vurgulamıştır. İnsanların akıl ve iradelerini, etki altında kalmadan serbestçe kullanabilmeleri için akıl sağlığına zarar veren alkollü içkiler yasaklanmıştır (Mâ’ide, 5/90). Dinde zorlama olmadığını (Bakara, 2/256) ifade eden ayet, insanların vicdanlarına baskı yapılamayacağını, kişilerin, sorumlulukları kendilerine ait olmak üzere diledikleri inanca sahip olabileceklerini bildirmiştir. Özel hayatın gizliliği korunmuş, bununla ilgili kurallar getirilmiştir (Nûr, 24/27, 58). Başkalarının gizli konuşmalarını dinlemek yasaklanarak haberleşme hürriyetinin ihlaline izin verilmemiştir. Ayıp araştırma (tecessüs), arkadan çekiştirme (gıybet) (Hucurât, 49/12) ve söz taşıma (kovuculuk) yasaklanarak insanın manevi kişilik haklarının korunması sağlanmıştır. Yukarıdaki ilke ve düzenlemeler, İslamiyet’in insana insan olması bakımından verdiği değerin göstergesidir.

İSMAİL HAKKI ÜNAL

İlişkili girdiler

This post is also available in German and English.