Kitab-ı Mukaddes (Hrst.)

 
 Zitierfähiger Link: Kitab-ı Mukaddes (Hrst.)  

(Alm. Bibel)

Kitab-ı Mukaddes Hıristiyanlığın kutsal kitabıdır. Kilise tarafından tanınmış, Hıristiyanlık dünyasını bağlayıcı, sürekli yeniden yorumlanıp benimsenmesi gereken, imanın tüm mirasını içeren kanondur. Kitab-ı Mukaddes, Eski ve Yeni Ahit olmak üzere iki kısımdan oluşur. Eski Ahit hacim itibariyle mezheplere göre farklılık gösterir. Süryani Kilisesi’nde Yeni Ahit’in hacmi de farklılık arzeder. Bu durum genel olarak, mezhepler içerisinde sağlam temellere oturmuş bilinç sayesinde Tanrı’nın insanlar tarafından iletilmiş kelamına kayda değer bir zarar vermez. Kitab-ı Mukaddes’in (Bibel) ismi Yunanca bibliadan gelir ve kitaplar demektir. Tekili biblion ise muhtemelen Fenike liman kenti Biblos isminden türemiştir. Antik Çağ’da burası Yunanistan için papirüsün pazarlandığı önemli bir yerdi.

Kitab-ı Mukaddes’in meydana gelmesi Yahudilik’teki İbranice Eski Ahit’in metinlerini resmen kabul etme sürecine  bitişiktir (kanonikleşme süreci). Tevrat’ın kanonikleşmesi ise MÖ 5. yüzyılda başlamıştır. 4. yüzyılda kilise babalarından Atanasius’un (MS 367) 39. Paskalya Mektubu’nu yazması ve Kartaca Kilise Meclisi’nin toplanmasıyla (MS 397) Hıristiyanlığın Yeni Ahit’e ait kitapları 27 metinle büyük ölçüde tamamlanmıştır. Ancak bunun gelişim süreci tekdüze bir doğrultuda işlememiştir. Muhalif kilise kurucusu Markion (MS yaklaşık 85-160) bunda önemli rol oynamıştır. O, hıristiyan metinleri içerisinden sadece Luka İncili’nin gözden geçirilmiş versiyonuyla Pavlus’un on mektubunu alarak normatif saydığı bir koleksiyon oluşturmuştu. Eski Ahit’i ise Hıristiyanlığa tamamen yabancı saydığı bir Tanrı’dan gelen belge olarak kabul ederek onu tamamen dışarıda bırakmış ve derlediği bu koleksiyonu da Hıristiyanlığa kabul ettirmek istemiştir. Bunun üzerine Kilise’nin tepkisiyle karşılaşan Markion heretik (sapkın) ilan edilmiş, ama onun Kutsal Kitab’ı standardize etme (kanonikleştirme) denemesi bu Kitab’a dahil edilecek metinlerin belirlenmesini ciddi anlamda hızlandırmıştır. Markion bu girişimiyle 19. ve 20. yüzyıl Protestanlığı’na önemli ölçüde örneklik etmiştir. Bazı düşünürler bu dönemde Eski Ahit’in Kitab-ı Mukaddes’e ait bir kitap olarak takdir edilip edilmemesi konusunu tartışmışlardır (Friedrich Schleiermacher [1768-1834]; Adolf von Harnack [1851-1930]).

Kitab-ı Mukaddes, Hıristiyanlık inancının başlangıcına ve gelişimine ait belgeleri ihtiva eder. O, İsa Mesih’in müjdesi ve bu müjdenin gerçekleşmesine götüren bir tarihtir. Burada tarihten maksat  onun hem Tanrı’nın kurtuluş hikayesi planı doğrultusunda formüle edilmesi, hem de bireysel din tarihinin akışı paskalya sonrası Hıristiyanlığı’na kadar (İsa’nın dirilişi) tekrar oluşturulmasıdır. Bilhassa bu son kısmın yeri Eski Ahit’in belirleyici etik monoteizminden dolayı herhangi bir din tarihi tarafından doldurulamaz. Kitab-ı Mukaddes metinlerinin bilhassa yüzyıllar süren oluşum tarihinin sebep olduğu çok seslilik, Kilise’nin dogmatik tesbitlerinin ötesinde şunları gösterir: Bu çokseslilik, Hıristiyanlık için fiilen vazgeçilmezdir. Kendi içinde yer yer çelişkiler içermesine rağmen, kendini kanıtlamıştır. Ayrıca Hıristiyanlığın dinî-etik bereket dolu imanın tüm mirasını yansıtır.

MARTIN ARNETH

İlişkili girdiler