Vahiy (İsl.)

 
 Zitierfähiger Link: Vahiy (İsl.)  

Vahiy, Allah’ın, peygamber olarak seçtiği insanlara, toplumlarına ulaştırmak üzere belli bilgileri, mesajları, öğütleri ve buyrukları özel yolla iletmesidir. Allah’ın sözlü iletisindeki amaç, insanların kendileriyle, Allah’la ve evrendeki diğer varlıklarla iletişimlerindeki temel referans bilgilerini onlarla paylaşmaktır. Vahiy, aslında insanın sahip olduğu yetileriyle bir ölçüde fark edebileceği hakikatlerin Allah tarafından özel tarzda hatırlatılmasıdır ve bu yönüyle ilahi bir lütuftur. Kur’an’da Allah’ın peygamberler dışındaki diğer insanlara ve varlıklara vahyettiğinden de söz edilir. Allah, Hz. Musa’nın annesine, havarilere, yeryüzüne, göklere ve bal arısına vahyetmiştir. Bu aslında, Allah’ın, bütün varlıklarla özel bir iletişim içinde olduğunu gösterir. Ancak Allah peygamberlere vahyederek, onlara Allah’la iletişim kurma ayrıcalığını tanıdığı gibi, kendilerine bildirilenleri diğer insanlara aktarma sorumluluğunu da yüklemiştir. İlk gelen vahiylerde Hz. Muhammed’e, “Biz sana ağır bir söz ileteceğiz.” (Muzzemmil, 73/5); “Kalk ve uyar!” (Muddessir, 74/2) diye haber verilmesi, vahyin açığa vurulması konusunda peygambere yüklenen sorumluluğu ifade eder. Allah, bütün peygamberlere mesajını vahiy yoluyla iletmiştir. Kur’an’da Hz. Muhammed’e hitaben, “Nuh’a, ondan sonrakilere, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik…” (Nisâ’, 4/163) denmektedir. Kur’an Hz. Muhammed’e, Cibrîl/Rûhu’lEmîn/Rûhu’l-Kuds adlarıyla anılan melek vasıtasıyla indirilmiştir (Bakara, 2/97; Şu’âra’, 26/193; Nahl, 16/102). Hz. Muhammed vahiy olarak aldığı sözleri kendi düşünceleriyle asla karıştırmamış (Kıyâme, 75/16-19; Hâkka, 69/44-47), kendisine bildirilenleri ekleme ve çıkarma yapmaksızın eksiksiz olarak ilk muhataplarıyla paylaşmıştır. Kur’an’a göre, Hz. Muhammed son peygamberdir ve vahiy onunla sona ermiştir (Ahzâb, 33/40). Vahiy kelimesinin Kur’an’daki farklı kullanışları göz önünde bulundurulduğunda, vahiy olgusunun temelde iki tarafı olduğu söylenebilir: Allah ve O’nun yarattıkları. Vahiyle gerçekleşen bildirimin doğurduğu sonuç ise kendisine iletilenin, bildirimin doğurduğu etkiyle bir tutum içine girmesi ve harekete geçmesidir. Bu yönüyle vahiy, harekete geçiren olgudur. Bu bakımdan, vahiy ürünü bir kitap olan Kur’an, muhataplarından tutum değişikliği isteyen bir üsluba ve içeriğe sahiptir.

HALİS ALBAYRAK

İlişkili girdiler

This post is also available in German and German.